Hayat başına gelenler değil,
Başına gelenlere nasıl tepki verdiğindir ve mutluluk sen tepki vere vere öğrenip artık ani tepki yerine iyi düşünülmüş ve gerçekte sana ait olan cevaplar verdiğinde gelir.
Çünkü tepkiler sana ait değildir ancak eğer iyi düşünürsen cevaplar sana aittir.
Hayat başına gelenler değil,
Hiç başına gelmeyenlerdir de.
Eğer bir çiçeksen ve hiç soğuk soğuk yağmurlar yağmıyorsa kuraklığın yaşıyorsun ve kuraklık senin hayatındır.
O yüzden başına gelmeyenlerin de iyi ve kötü kıymetini bil.
Hayat başına gelenler değildir,
Gelenler başına da değil kalbine gelir zaten sonra oradan bedenine gelir.
Her duygu gideceği yeri bilir bedeninde,
Gizlenir,
Yaşar.
Sen sadece hadi kafamı biraz boşaltayım dersin bir şeyler yaparsın,
Geçiştirirsin,
Film izlersin,
Telefonuna bakarsın,
Kitap okursun,
Televizyona bakarsın,
Kafan boşalır.
Daha sonra bedenine gizlemiş olan ve yerini bilen uğur.
Geri gelirler.
Vay başıma gelenler!
Başına gelenler keyfinden gelmez çoğu kez,
Birçoğu davetsiz hiçbir yere gitmez.
Bazıları ise gerçekten şöyle bir uğrayıp gidecekler ama sen onları yatıya tutarsın,
Hatta yatağına sokarsın,
Göz göze gelirsin,
Bir türlü bırakmazsın.
Oysa gelip gideceklerdir.
Bazıları da gerçekten oturmaya gelmiştir,
Epey de kalacaklardır ancak sen onların gelmesine öfkelenir,
Kızarsın.
Oysa onlar senin misafirlerindir,
Onlar her zaman gelip gideceklerdir.
Mevlana ne demişti gelip giden bu misafirler için?
Onları iyi ağırla.
O başına gelenler var ya aslında her geldiklerinde köşedeki aynı çiçekçiye uğrar ve sana çiçeklerinin içerisine işittirdikleri aynı mesajı verirler.
Hey Mehmet,
Yaşıyorsun.
Sevgili Ayşe,
Hala sağolsun.
Yılmaz,
Farkında mısın?
Yaşıyorsun,
Ölmedin.
Mesaj aynıdır.
Çünkü başına gelecek olan o son şey geldiğinde mesaj artık yoktur.
Çünkü artık başına gelecek hiçbir şey kalmamıştır.
O yüzden bir daha geldiklerinde o misafirlere şunları söyle.
Öfke,
Hoş geldin.
Halan,
Ölmedim demek ki.
Geldiğine göre yaşıyorum.
Hüzün,
Lütfen şöyle buyur.
Halen sağol.
Belki üzebileceğim şeyler var sanırım.
Halen sağol.
Geç şöyle soldaki koltukta otur.
Sevinç,
Hoş geldin.
Keşke hiç gitmezsen ama seni daha uğrayacak çok yerim vardır.
Yine beklerim.
Tüm duygular,
Öfke,
Hüzün,
Stres,
Korku,
Sevinç,
Mutluluk,
Baş göz üstüne geldiniz.
Baş göz üstüne geldiniz hepiniz.
Siz geldiğinize göre ben yaşıyorum.
Ben yaşıyorum.
Şimdi başına gelenleri görmek için,
Onları selamlamak için gözlerini kapa.
Hayat başına gelenlerin toplamı değil.
Şu anda,
Tam şu anda aldığın nefestir.
Eğer bu sonuncusu değilse aldığın nefesin.
Aldığın nefesin.
Şimdi derin bir nefes al.
Yavaş yavaş.
Hiç acele etme.
Olmadıysa bir kez daha dene.
Nefesi aldıktan sonra her gelen nefes misafirine yer açan,
Onu evinde hissettiren diyaframına,
Ciğerlerine dikkat et.
Onları hisset.
Eğer hissedemiyorsan,
Avucunu göğüs kafesine koy ve nefesinin vücudunda ne yaptığını izle.
Nefes aldın.
Yaşıyorsun.
O başına gelenlerden bazıları,
Tekrar kendilerini hatırlatacaklar.
Onları hemen girişteki holde ağırla.
Onları girişteki holdeki kanepeye oturt.
Nefes beklemelerini rica et.
Evet,
Şimdi nefesine geri dön.
Şimdi nefes ver.
Yavaş yavaş.
Gelen misafiri sırtına elini koyarak uğurla.
Yine bekleriz deme ama.
Sevinç dışındakiler yine bekleriz lafını pek sevmezler.
Bazen sen böyle dediğin için gelmek zorunda hissederler kendilerini.
Şimdi tekrar nefes al.
Yavaşça.
Diyaframında hisset.
Birazcık tut.
Biraz kalsın.
Ve yine yavaş yavaş ver.
Nefes bana geldi.
Onu aldım.
Bedenimde dolaştırdım.
Ve yine uğurladım.
O başına gelenler kapıda bazen kendini hissettirse de,
Sen onlara bakma.
Eğer istiyorsan onlara uğra.
Nitekim onlar küsmezler.
Onlar rutin misafirlerdir.
Gelip giderler.
Uğrayıp şöyle bir görünebilirsin onlara.
Ancak daha iyisi çoktan beridir evinde gizlenen o başka misafirle tanışman.
Onu ağırlaman.
Kim o biliyor musun?
Geldiğinde onu çok iyi ağırlamadığın,
Kendisine bir şeyler ikram etmediğin huzur.
Huzuru karşına al.
Biraz sohbet et.
Mümkünse daha sık gelmesini rica et.
Şöyle de onu iyi ki varsın.
Huzur sürekli yanında olsun Sadu'yla birlikte.
Çünkü o iki misafir eğer yanındaysa sürekli,
Her gün gördüğünde seni strese sokan kişi veya nesne veya unutmak istediğin,
Kızdığın,
Sevmediğin o misafirler her geldiğinde artık üzülmezsin.
Çünkü o misafirleri tek başına ağırlamamaktasın.
Huzur ve Sadu'yu senin yanındadır.
Huzur ve Sadu'yu yanında tutmak için bir şeyler yapabilirsin.
Ancak diğer misafirler yine gelmeye devam edecek.
Sen sadece onları ağır başlıkla,
Iyi bir ev sahibi gibi ağırla ve uğurla.
Gözlerin kapalı kalmaya devam ediyorsa şimdi aç gözlerini ve uyan.
Neydi başıma gelenler?
Onlar her gün gidip gelen rutin misafirlerdi.
İyi ki varsınız.
Şimdi bugüne kadar pek iyi karşılamadığın o misafirlerini,
O gizli kimliğini yani huzuru tekrar gör.
Onları selamla.
İyi ki varsınız de.