Bedeninin bir bütün olarak burada olduğunu fark ediyorsun önce.
Olduğun zeminle kurduğun ilişkiyi,
Köklenerek,
Topraklanarak ve oradan yükseliyorsun.
Seni yukarı doğru çeken bir şey var sanki.
Derin bir nefes alıyorsun burnundan ve yine burnundan yavaş yavaş bırakıyorsun.
Daha da bütünsün olduğun bu anla.
Olman gereken başka bir yer ya da yapman gereken başka bir şey yok şu anda senin için.
Bedeninin farkındalığı içinde burada oturuyorsun sadece.
Dikkatin nefesine geldi.
Burun deliklerinde hissediyorsun belki.
Belki karnının yükselişinde.
Bu haliyle nefesinin seni bu ana getireceğine olan inancın sonsuz.
İzle ve gör nasıl dalgalandığını nefesinde.
Tek ihtiyacın olan bu uyum.
Dalgaların kıyıya vurmadan önce geri çekilip toparlanması gibi alırken biriken nefesini fark et.
Ve kendi vaktinde kıyıya ulaşan dalgalar gibi nefesin kendini bıraktığı ana.
Bedeninin buna eşliğini zihninle izliyorsun.
Nefesin ve sen teksiniz.
Zihnin gezintilerinden birine çıkıyor yine.
Fark edersen eğer niyetini hatırlayıp buraya,
Bu ana,
Bu nefese alıyorsun o dağını yeniden.
En azından deniyorsun.
Neler oluyor şu anda ben dediğin yerde?
Tam merkezinde nasıl hisler var?
İlk önce gözüken kabuk nasıl?
O dağını saran duygular nasıl?
Anlamak,
Neyin nasıl olduğunu fark etmek belki bırakmaya da yardımcı olabilir.
İçeride devam eden bir itiş-kakış olabiliyor bazen.
Biz o anda sakince oturuyor gibi gözüksek de içerisi karmaşa halinde olabiliyor.
Belki bu yoğunluğu,
Karmaşayı fark edersek tam o noktadan izin vermek,
Bırakmak mümkün olabilir.
Aslında her anımızda var olan bu halleri daha yakından hissedebiliriz belki.
Nefesi mesela alıyoruz ama tutamıyoruz,
Bırakıyoruz.
Yada kendimizi öyle ya da böyle uykuya bırakıyoruz.
Ve soyunuyoruz bir süreliğine de olsa tüm tutunduklarımızdan.
Dikkatin zihnine,
Düşüncelerin haline yöneliyor.
Neler var?
Neler görünüyor?
Zihnin çok mu yoğun?
Karışık mı?
Düşüncelerinin durumu,
Canlılığı aşikar mı?
Öyleyse de öyle olduğuna getiriyorsun kabulünü.
Şu anda olan bu deyip o halde oluşuna izin vermek mümkün mü?
Zihnin olduğu haline izin vermek,
Izin verebilmek için önce fark etmek.
Ve belki şimdi bırakabilirsin.
Düşüncelerini fark ederek derin bir nefes alıp verirken de onları bırakmaya niyetlenerek.
Nefes al,
Kabul et ve izin ver.
Nefes ver ve sadece bırak.
Nefes al,
Kabul et ve izin ver.
Nefes ver ve sadece bırak.
Ve buna devam etmeyi denesen.
Aldığın nefese izin ver ifadesini yerleştirip,
Verdiğin nefese bırak kelimesini oturtarak.
İzin ver,
Bırak.
İzin ver,
Bırak.
İzin ver,
Bırak.
Bedenindeki duyumlar nasıl bu ritimde nefesi alıp verirken?
Bedenine çevirsen dikkatini,
Neler fark edersin şu anda?
Acı,
Sıkışma,
Rahatlık,
Genişleme.
Senin için nasıl bir içerik var şu anda?
Nedir önüne gelen?
Yorgunluk,
Ağırlık,
Kaygı,
Gevşeme,
Yumuşama.
Orada karşına çıkan her neyse,
Peki tamam diyebilirsin.
Şimdi şu anda tecrübe ettiğim hal bu ve buna izin verebilirim.
Her neredeyse orada olmasına,
Olduğu gibi olmasına izin verebilirim.
Ve bu şefkatle yaklaştığın bir izin verme,
Kabullenme hali,
Farkındalığına takılan her ne zorlukta,
Ne hoşlukta olduğu önemli olmaksızın,
Içtenlik ve şefkatle kabullenmeye çalışıyorsun acıyı,
Kaygıyı ya da bedende hoş gelmeyen duyumları.
Sadece elinden geldiğince kabul et içtenlikle.
Sadece dene karşındaki bu hali.
Orada olmasına izin vererek,
Olduğu yerde alan bulmasına,
Kendine var olmak için.
Nefesi alırken kabul et ve izin ver.
Nefesi boşaltırken sadece bırak hepsini.
Nefesi alırken kabul et ve izin ver.
Nefesi boşaltırken sadece bırak hepsini.
Ve belki her defasında biraz daha fazlasını bırakmayı denemek mümkün mü?
Kabul et ve izin ver.
Sadece bırak hepsini.
Kabul et ve izin ver.
Sadece bırak hepsini.
Ve böyle bir süre devam et.
Belki kelimeleri de bırakarak sadece her aldığın nefesle izin verdiğini hissederek ve her nefes verdiğinde bıraktığın hissiyle kalabilirsin.
Nefesten nefese,
Bırak beden bu anı olduğu gibi deneyimlesin.
An ve an.
Yaşamda çoğu zaman sana hoş hissettirmeyen durumlarla karşılaştığında onlara bakmak,
Onları görmek istemezsin.
Uzaklaşmak istersin.
Ya da bazı insanlardan,
Ya da adil olmayan durumlardan,
Başka türlü olmasını beklediğin hallerden,
Çekişmeye girersin ya da uzağına itmek istersin.
Bunu yaptığında kurtulmuş sayılmazsın aslında o zorluktan.
Aksine daha da dolaşır ayaklarına.
Daha da ağırlaşır durum aslında.
Oysa öyle bir anda olana izin verme niyetiyle yaklaşmak sana bir alan,
Bir boşluk sağlar.
Ve o boşlukta vermek istediğin cevabı farkındalıkla seçersin.
İçtenlikle,
Şefkatle yaparsın bu seçimi.
Bazen karşılaşılan duruma dair harekete geçmek gerekebilir elbette.
Ve bunu farkındalıkla,
Bilgilikle,
Telaşsız,
Normalde olduğundan daha anlamlı,
Derin ve sakin bir yerden ve şefkatle yapmayı seçersin.
Bu seçimi yapabilmek senin özgürlüğündür.
Bu seçimi yapabilmeni sağlayan bilgeliği,
Burada sana varlığını hissettiren bu bilgeliği,
Hayatının gündelik haline taşıyabilirsin.
Niyetle.