Rahat bir oturuşa gel.
Yavaşça gözlerini kapat.
Oturma kemiklerini zeminde hisset.
Derin bir nefes al.
Aldığın bu nefes seni oturma kemiklerinden başın tepesine dek uzatsın.
Verdiğin nefeste oturma kemikleri iyice köklensin yere.
Birkaç nefes kendi ritminde kal ve bu akışa devam et.
Gözlerin kapalı kalsın.
Tüm dikkatin içeride olsun.
Söylediklerimi zihninde canlandırarak bana zem bahçesinde eşlik et.
Ayaktasın.
Ayak tabanlarını yerde hisset.
İlk nefesini al.
Başın tepesine dek uzadığını hisset.
Ve verdiğin nefesle ayak tabanlarının altındaki toprağa doğru iyice köklendiğini fark et.
Güneş ışınları ağaçların arasından göz kapaklarını aydınlatıyor.
Aydınlık,
Pırıl pırıl bir gün.
Aldığın nefesle bir adım at ve nefesi boşaltırken diğer adımını at.
Ayaklarının altındaki yaprakların hışırtısını duyarak her nefes alışverişte birer adım ilerlemeye devam et.
Şimdi oraya geldin.
Bir zem bahçesindesin.
Yemyeşil ormanın içinde şırıl şırıl akan bir su.
Rengarenk çiçekler,
Gümüş,
Altın ve bakır yapraklar.
Dev ağaçların arasında ışıldayan bir güneş.
Hepsini fark et yüzünde,
Bedeninde.
Ve yürümeye devam et.
Bir köprü.
Köprünün üstünde bir gökkuşağı.
Bulutların arasından parlıyor.
Ve etraftaki her renkten çiçek sanki seni davet ediyor.
Bu güzel çiçeklerin,
Bu güzel yaprakların arasından hiçbirine dokunmadan kendi yolunda yürümeye devam et.
Tanıdık yüzler görebilirsin etrafında.
Sana seslenebilirler.
Hiçbirine selam verme.
Onları gör ama karşılık verme.
Seni çağırabilirler.
Sana uzanabilirler.
Çok iyi tanıdığın,
Çok sevdiğin,
Belki de hiç sevmediğin insanlar olabilir.
Ama hiçbirine dönme.
Onları gör.
Ama hiçbirine dokunma.
Hiçbirine gitme ve yürümeye devam et.
Belki bazı anılar da görebilirsin.
Sağında ya da solunda.
Bir film şeridi gibi.
Güzel anılar olabilir.
Acı anılar olabilir.
Değişik hatıralar,
Değişik görüntüler olabilir.
Hiçbirinde durmadan,
Hiçbirinde kalmadan yürümeye devam et.
Kendi yolunda yürümeye devam et.
Seni korkutan garip hışırtılar duyabilirsin.
Ürkütücü hayvanlar görebilirsin.
Hiçbirine bakma.
Nefesini hatırla,
Nefesine dön.
Ve kendi yolunda yürümeye devam et.
Bu yolun nereye varacağını,
Bu zen bahçesinin nerede biteceğini soruyor olabilirsin kendine.
Böyle zamanlarda nefesini hatırla ve sonunu bilmediğin bu yolculukta yürümeye devam et.
Yürürken tüm algıların açık,
Tüm kokulara,
Tüm seslere,
Tüm dokulara,
Tüm görüntülere açık ol.
Zihninin içinde,
Zihninin dışında,
Bu zen bahçesinde ya da ötesinde olan her algıya,
Her oluşa.
Açık ol ve fark et bedenindeki duyumlar,
Zihnindeki görüntüler,
Izdüşümler neler.
Bu zen bahçesinde sen neredesin?
Nasıl hissediyorsun?
Her şeye bu farkındalıkla ama bu mesafede kaldığında nasıl hissediyorsun fark et ve yürümeye devam et.
Olduğun yerde dur şimdi.
Yavaşça yere otur.
Oturma kemiklerini toprağın üstünde hisset bu sefer.
Aldığın nefesle omurgan yükselsin oturma kemiklerinden başlayıp ta başın tepesine.
Olduğun yerde otur ve bu yolculuğun izleriyle kal.
Birkaç nefes.
Şimdi ellerini göğüs kafesinin önünde birleştir.
Baş parmakların yavaşça göğüs kemiğine dokunsun.
Parmaklarında kalp atışlarını duy.
Kalp atışlarındaki cesareti fark et.
Ve bu yolda zihninin bu bilinmezliğinde,
Bu zen bahçesinde tek başına yürüme cesaretine ve varlığını şükretmek için başını kalbine doğru yavaşça eğ.
Kendini şükranla selamla.
Kendine teşekkür et.
Kendi yolunda yürüme cesaretin için kendine teşekkür et.
Yavaşça yere doğru kırpıştırarak göz kapaklarını arala.
Namaste.