Mutlu sabahlar sana.
Geriye kalan ömrünün ilk gününe hoş geldin.
İyi ki doğdun.
İyi ki geldin.
Çok değerli ve önemlisin çünkü.
Çünkü sen sensin ve sen teksin.
Omurga temizliğini yapıp güne kanatlanarak başlamanı sağlayacak küçücük bir pratik önerim var sana.
Bu pratiği düzenli tekrar ettiğinde nasıl da kanatlandığını,
Yaşama sevincinin arttığını ve hatta bazı fiziksel rahatsızlıklarının ve ağrılarını da hafiflediğini göreceksin.
Çünkü her gece ölür ve her sabah da yeniden doğarız.
Yeniden doğmak için şansımız vardır.
Doğru değerlendirirsek.
Dünden kalanları dünde bırakmak,
Tıpkı yüzünü yıkar gibi dününü ve geçmişin tortularını da bedeninden arındırmak için bir beş dakikan var mı?
Bu zaman kaybı değil.
Aksine geriye kalan 23 saat 55 dakikanı daha verimli kullanmak için kanıtlanmış bir yöntem.
Hadi başlayalım.
Rahat ettiğin herhangi bir pozisyon olabilir.
Kaçırdıysan ya da öyle bir anın yoksa,
Henüz yatıyorsun ya da dişini fırçalarken bile ve hatta yürürken ya da minder üstünde en güzeli bir zaman ayırabildiysen omurganı biraz dikelt,
Rahat şekilde tutmaya çalışarak meditasyona başla.
Her durumda içine girebilirsin.
Önce nefesini bir fark et.
İhtiyacın olduğu şekilde kısa veya uzun bir nefes al.
Yeter ki onu fark et ve gözlemle.
Sen nefes aldığında vücudundan neler oluyor bir bak bakalım.
Göğsüne dolan nefesi fark et ve sonra onu yavaşça verirken burun deliklerinden çıkışını gözlemle.
Ellerini yıkıyorsun mesela sabunu ve suyu ilk kez görüyormuş gibi ilgiyle incele.
Unutma kısa bir süre sonra zaten seni bekleyen hayata akacaksın ama şu anda,
Şimdi buradasın.
Şimdi biraz daha derin bir nefes alabilir misin?
Sonra onu da yavaşça burnundan gönder.
Dün artık tarih oldu ama sırtına yapışıp kalmış bir şeyler olabilir.
Bir bak bakalım neler yaşadın.
Var mı bir değersizlik duygusu?
Ya da kırgınlık,
Kızgınlık.
Bunlar hepimizin ortak duyguları.
Gün içinde gelip geçen düşüncelerin tortuları da kalabilir.
Bak bakalım sende dünden neler var.
Birkaç saniye düşün ve sonra pratiğimize başlayalım.
Ben bunları söylerken bedenindeki söylediğim yere dikkatini getir ve yavaşça aşağıya doğru bir sıvının akarak gittiğini ve senin de temizlendiğini hayal et.
Hadi başlayalım.
Omurgamda yaşadıklarımdan veya hissettiklerimden dolayı yapışıp kalan değersizlik duygusunu,
Yalnızlık duygusunu,
Kırgınlık,
Kızgınlık,
Öfke,
Sevilmeme gelecek kaygısı hizlerimi gördüm,
Fark ettim.
Bütün bunları aklımdan,
Beynimden,
Omzumdan,
Omurgamdan,
Göğsümden,
Kalbimden,
Karnımdan,
Kalçamdan,
Kolumdan,
Elimden,
Bacağımdan,
Ayağımdan,
Toprağa akıp gitmesi için tamamen serbest bırakıyorum.
Kendimi özgürleştiriyorum.
Omurgamda yapışıp kalan değersizlik,
Yalnızlık,
Kırgınlık,
Öfke,
Sevilmeme hislerimi görüyorum ve bunları beynimden,
Aklımdan,
Zihnimden,
Bilincimden ve bilinçaltımdan,
Omurgamdan,
Sırtımdan,
Belimden,
Göğsümden,
Karnımdan,
Kalçamdan,
Bacağımdan ve ayağımdan,
Toprağa akıp gitmesi için tamamen serbest bırakıyorum.
Kendimi özgürleştiriyorum.
Omurgamda yapışıp kalan değersizlik duygusunu,
Yalnızlık duygusunu,
Öfkemi,
Kızgınlıklarımı,
Kırgınlıklarımı,
Gelecek kaygımı ve bütün dünden bana kalan negatif duygularımı,
Zihnimden,
Bilincimden,
Bilinçaltımdan,
Omurgamdan,
Sırtımdan,
Belimden,
Göğsümden,
Kalbimden,
Karnımdan,
Kalçamdan,
Bacağımdan ve ayağımdan,
Toprağa akıp gitmesi için tamamen serbest bırakıyorum.
Kendimi özgürleştiriyorum ve akışa izin veriyorum.
İşte bu kadar.
Bu yöntemle minik minik duyguların üzerinde bilekip bizi hasta etmesine izin vermiyoruz ve onları sevgiyle gönderiyoruz.
Şimdi son kez bunları söyle.
Kendimi çok seviyorum,
Değerliyim,
Önemliyim ve kendi yolumda aşkla ilerliyorum.
Kendimi ve çevrime saçacağım ışıkla günüme başlıyorum.
Yarın sabah yeniden görüşmek üzere.
Sevgimle.